Home, Home Office, Office

Poltrona Frau: El İşçiliğine Yazılmış Bir Övgü

BMS Design Center tarafından temsil edilen İtalya’nın öncü markalarından Poltrona Frau, bir mobilya markası olmanın ötesinde, zamanı, malzemeyi ve insan emeğini kutlayan bir kültürel miras taşıyor.

Bu markanın sunduğu ürünler sadece bir yaşam stilini değil, ustalığın sürekliliğini temsil ediyor. Çünkü Poltrona Frau’nun mirası, yalnızca bir tasarım arşivine değil; insan eliyle yapılan işin değerine dayanıyor.

Bugünün hız çağında, her şey “çabuk” üretilebilir. Ama bu hız aynı zamanda tekdüzeliğe de işaret ediyor. Özellikli olanın hızlı değil, doğru yapılan olduğunu benimsemek sessiz lüks felsefesini özümsemek demek. Poltrona Frau’nun tasarımları da böyle… Bir koltuk, bir kol dayanağı, bir dikiş hattı; hepsi aynı şeyi söylüyor: İyi iş, sessiz konuşur.

1890’lardan Bugüne: Deriyle Kurulan Bir Kültür

Poltrona Frau’nun hikâyesi 20. yüzyılın eşiğinde, güçlü bir deri malzeme tutkusu ile başladı. Marka, yıllar içinde yalnızca mobilya üretmedi; deri işçiliğini tasarım kültürünün merkezine taşıdı.

Poltrona Frau’nun deriye yaklaşımı sıradan bir  “kaplama” malzemesi şeklinde değildir. Daha çok bir malzemeyle ilişki kurma, malzemenin özelliklerini anlama biçimidir: Böylece her bir Poltrona Frau üretimi, dokunma duyumuza hitap eden, esnek, sabırla biçimlendirilmiş, konforlu ve kusursuz bir birleşimle ortaya çıkmış ürünler sunmaktadır.

Bu yüzden Poltrona Frau ürünlerinde “lüks” kelimesi bir etiket gibi değil; bir sonuç olarak hissedilir.

El İşçiliğinin Dili: Dikiş, Oran, Sabır

El işçiliği çoğu zaman romantize edilir ve nostalji ile özdeşleştirilir; oysa asıl mesele romantizm değil, disiplin ve geleceğe uzanan zamansızlıktır. Poltrona Frau’nun zanaatkârlık mirasında öne çıkan şey, “el yapımı” hissini göstermek değil; el ile yapılanın hassasiyetini sakince korumaktır.

Bir Poltrona Frau parçasına yaklaştığınızda şu detaylar kendini belli eder; iyi bir deri mobilya için bu detaylara dikkat etmeyi unutmayın:

Derinin Yaşama Biçimi: Deri nesneler malzemenin doğası gereği zamanla güzelleşen bir patina, karakter kazanan bir yüzey kazanır.

Dikiş Çizgisinin Mimarisi: Deri mobilyalarda dikiş bir dekor değil, konstrüksiyonun estetik dilidir ve bize o nesnenin yapısı hakkında bilgi verir.

Dolgunun Dengesi: İdeal bir oturma biriminden beklentimiz ne fazla yumuşak ne de sert olmasıdır; bizlere uzun süreli oturuş konforu sağlamasıdır. Deri işçiliğinde bu çok daha zorlu ulaşılan bir standarttır.

Kusursuz Oranlar: Her bir Poltrona Frau ürünü, eşiz işçilikleri ve dengeli tasarım oranları ile bulundukları mekanda her açıdan “tam” bir görünme hâli taşır; mekan tasarımlarının içinde kendini bağırmadan var edebilirler.

Bu parçalar yalnızca rahat etmek için değil, yaşadığımız mekânları daha sakin ve saygın kılmak için tercih edilirler.

Poltrona Frau’dan İkonik Ürünler:

Poltrona Frau denince akla gelen bazı tasarımlar, bir “koleksiyon parçası” olmanın ötesine geçip yaşamın içinden ikonlara dönüşmüştür. İşte sizlerle el işçiliği perspektifinden bakınca çok şey anlatan birkaç örnek paylaşıyoruz:

Chester One

Kapitone deri denince dünya tasarım tarihinde bir mihenk taşı olan Chester One, klasik bir dil konuşur ama “eski” kalmaz. Çünkü burada mesele stil değil:

derinin katlanma biçimi, düğme derinliği, oranın asaletidir. Bu koltuk bulunduğu mekâna karakter katar.

Vanity Fair

Poltrona Frau’nun en güçlü sembollerinden biri olan Vanity Fair, yuvarlak hatlarıyla insanı kucaklayan, heykelsi bir tasarımdır. Vanity Fair’in asıl farkı, konforu teatral bir gösteriye çevirmeden güçlü bir varlık kurabilmesi; başka bir deyişle sadece bir koltuk değil; sanki evin içindeki en sakin, en güvenli köşe gibidir.

Dezza

İkonik tasarımcı Gio Ponti’nin imzası ile sunulan Dezza, modernizmin yalın ama net tavrını taşır. Dışarıdan bakınca sade görünür; yaklaştıkça malzeme kalitesi, kol formu, oturum oranı kendini gösterir. El işçiliği burada “gösterişli” değil; akıllı ve ölçülüdür.

1919

İsmi bile bir tarih gibi duran bu parça; Poltrona Frau’nun deri ustalığını ve “zamansızlık” iddiasını en çıplak hâliyle anlatır. Bu tasarımın gücü, detaylarında gizlidir: kol yapısı, oturum dengesi, deri gerginliği, beraberindeki keyif sunan aksesuar parçaları… Bunların tümü 1919 ‘u zamanların ötesinde bir klasik haline getiriyor.

Archibald

Poltrona Frau koleksiyonundaki en genç ikon tasarımdır. Derinin kıvrımlanma biçimi, kol formunun rahatlığı ve davetkarlığı ile Archibald, Poltrona Frau’nun mirasını bugüne taşıyan ama bir yandan da çağdaş mekanların çizgisini tamamlayan modern, sıcak ve güçlü bir örnek.

Poltrona Frau’nun zengin koleksiyonunda yaşamın her alanı için uygun bir ürün bulmak mümkündür. Deri serilerini ahşap mobilyalarla ve zengin aksesuarlarla tamamlayan marka ile BMS Design Center, yaşam alanlarınıza mekânın ana karakterleri olan oturma grupları ve koltuklar, berjerler ve lounge birimleri, yemek masaları ve sandalyeler, yataklar ve yatak odası dolapları, komodin, şifoniyer, makyaj masası serileri, ev-ofis ve çalışma alanları için masalar, çalışma koltukları, misafir ve bekleme sandalyeleri ile sehpalar gibi tümü ustalıkla işlevin, malzeme ile detayın bir araya geldiği ürünler sunar.

Bu çeşitlilik, aynı zamanda markanın yaşam biçimlerine entegre bir üretim kültürü taşıdığını da gösteriyor.

Bugün mobilya endüstrisi, “daha hızlı, daha çok, daha ucuz” yönünde ilerlerken Poltrona Frau’nun mirası bir bakıma bunun tam karşısında duruyor: daha az, daha doğru, daha kalıcı ve değerli!

Eğer siz de evinizde veya projenizde bir “an” değil, uzun yıllar sürecek bir atmosfer kurmak istiyorsanız Poltrona Frau’nun el işçiliğini kutlayan dünyası, bu yolculuğun en güçlü eşlikçilerinden biri olabilir.

Belki de asıl lüks budur!